As Newton was said "To every action there is always opposed an equal reaction"
So, let's not focus on bad things and do something good instead!

1. Araba kullanma yürü; ev almasan da olur, gez.
2..Hayatın fıkra olarak anlatılmasın da sen fıkra anlatmasan da olur.
3. Sevincini kim niye erteler ki?
4. Selam verdiğin insanları iyi seç nasıl selam verdiğini falan da iyi seç. Bu bile hayatını etkileyebilir..Kelebek etkisi gibi.
5. Trafikte kalınca in yürü böylece az stres bol oksijen.
6. Şükredecek bir hayatın olsun ki her adım attığında şükredebilesin.
7. Herşeyi herkese açıklayabilirsin. Ne düşündüklerinin bir önemi yok ve de hiçbir sır sonsuza kadar sır olarak kalmaz; kendini yorma.
8. Eleştirilecek kişilere maas ceki imzalatacağına işsiz kal daha iyi.
9. Hiçbir şeyden korkma; korkunun ecele faydası var mı?
10. Gözünün önünde güzel seyler bulundur ancak arada değişitr çünkü bi süre sonra gözün alışır güzelliğini farkedemez olursun hatta çirkin seylere de bak ki hatırlayasın.
11. Çocukların vicdan ve akıl sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.
12. Bir ay boyuca yoğun olarak din kitabını oku düşün anla onla yatıp onla kalk.
13. Sadece içinden geleni yap.
14. Her sabah kalkınca 2 bardak su iç; ılık olsun.
15. Seni seven insanları ayırdet ve tanı.
16. Zor da olsa yalnız tatil yap kafanı dinle huzur bul.
17. Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma; ama sana yapılmasına da izin verme.
18. Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı yaz ya da fotoğrafını çek ki unutmayasın.
19. Doğru insan diye bir şey yok.Başarılı evlilik kavramı yanlış. İyi evlilik bir çok seye bağlı olabilir:
20. Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır; ya onlar eleştirmeyi seviyorsa kulaklarını tıkamanın yolunu bul.
21. Evliliğini veya hayatını daha doğrusu değer verdiğin her neyse güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.
22. İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.. Duyarsan, algılarsan, anlarsan …hep hatırla ve başkalarına da anlat...

Sabahleyin kalkıp duşunu aldıktan sonra her zaman yaptığı gibi banyo aynasına bakarak saçlarını taradı. Yalnız bu sefer daha sert bir şekilde taramaktaydı. Aynaya bakarken kendine yabancılaştığını hissetmekteydi. Aslında çok mutlu olması gereken bir gündü. Neden ama böyle hissediyordu ki? Bugün yıllardır hayal ettiği bir gündü. Şimdi neden böyle keyifsizdi ki? Yüzünü makyaj için hazırlamak üzere kremledi. Özel günler için aldığı farını özenle gözlerine uyguladı ve rimelini sürdü ki çok açık gri mavi gözleri daha güzel gözüksün.
Makyajını yaparken bir yıl öncesini düşünmeye başladı. Çok gürültülü hareketli bir iş günü. Fotoğraf çekmek üzere oraya gitmişti. Hem de iç savaş sürmekteyken. İnsanlar silah ve bomba sesleriyle ordan oraya panik halinde koşturuyorlardı. Çocuklar, kadınlar, askerler kan gölü olmuş yıkık sokaklarda canlarını kurtarma derdindeyken Kate ve meslektaşı için tek önemli olan işlerini en iyi şekilde yapmaktı. Bir yandan bir arabanın birinin arkasına sığınıp bir yandan da deklanşöre basmayı sürdürüyorlardı.
Biraz arkadaşının yanından ayrılıp risk almaya ve ortamın içine ilerlemeye karar verdi. Uzakta koşmakta olan küçük bir kızı çekmeye başladı. Arada ayakta adını bile bilmediği ve umursamadığı ağır bir silahla duran adamın da fotoğrafını çekti. Çok heyecanlıydı işini yaparken. Birden o kız o adamın durduğu yere geldi ve adam silahını küçük kıza doğrulttu. Adam kıza bağırarak elindeki küçük bohçayı almaya çalıştı ama kız direndi. Kate bu sırada eğilmiş ve en iyi kareyi almaya çalışıyordu. Küçük kız başına silah dayalıyken onu fark etti ve yardım istercesine ona bakmaya başladı. Bir an duraksamakla birlikte fotoğraf çekmeye devam etti.
Ödülünü almak üzere salonda yerini aldı. Yılın fotoğrafçısı ödülü için onu anons ettiler ve işte o fotoğraf çok büyük bir halde sahnedeydi. Alnından vurulmuş küçük kız...İzleyicler ayakta alkışlarken o hızla salonu terketti ve bir köşeye sığınıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Savaş ve kadın beraber varolamayacak iki unsur. İksinin biraya gelmesinden geriye kalansa; mutsuz eden ve artık anlamsız gelen bir başarı.

![]() |
Bu yazı; blog yazarlığı, Blogger geliştirme, SEO, sosyal medya, dijital pazarlama, kişisel gelişim konularıyla ilgilenen ve içerik üreten Serdar Kara tarafından yazılmıştır. Yazarın diğer yazılarını kişisel blogu olan Blog Hocam’da okuyabilirsiniz. |
