21 Haziran 2011 Salı

Sosyal medyayı kullanarak iş bulmak için 5 akıllı yol


Dan Schawbel Me 2.0'ın yazarı ve Millenial Branding'in kurucusudur. Millenial Branding tam teşekküllü bireysel markalaşma hizmetleri veren bir ajanstır. Kendisi Google, Harvard, Time Warner, IBM ve CitiGroup'ta bireysel markalaşma üzerine seminerler vermiştir.

Sosyal medya doğru işleri bulmayı ve bu işlere girmeye yardım edecek doğru kişilere ulaşmayı kolaylaştırmakta.İş arayanların çoğu verimli sonuçlar elde edememelerine rağmen geleneksel yöntemlerle iş aramaya devam ediyorlar ve vasat bir iş arayan 5 aydan sonra iş aramayı bırakıyor.

Ancak siz böyle davranmak zorunda değilsiniz! Kim olduğunuzu,sektörde nasıl farklılaştığınızı anlayarak ve bireysel markalaşmanızı çevrim-içi oluşturarak yeni yetenek pazarında rekabet edebilirsiniz. Öncelikle kendi internet sitenizi kurduktan ve sosyal ağ profillerinizi oluşturduktan sonra rüyalarınızın işine ulaşmak üzere ilişkilerinizi ve yeteneklerinizi geliştirmeye başlamaya hazırsınız.

Elance'ın raporuna göre birçok şirket sosyal medya aracılığıyla işe alım yapıyor ve genç profesyonellerin %40'ı işe girmek için sosyal medyayı kullanıyorlar (bkz: http://mashable.com/2011/06/19/get-job-using-social-media/).

Aşağıdaki beş yeni yolu takip ederek "Sosyal Medya" kanalıyla başarılı bir iş arayışı gerçekleştirebilirsiniz:

1. Sosyal Grafiğinizi Geliştirin
İnsanlar,bilgisayarlar değil başka insanlar aracılığıyla işe girerler. Başvurduğunuz işyerinde çalışan biriyle bağlantınız varsa işi kapma şansınız çok artar. 10 sene önce arkadaşlarınızın nerede çalıştığını hatırlamak ve arkadaşlarınıza kimleri tanıdığını sormak için çok efor harcamanız gerekirdi. Artık sosyal ağlarda sosyal grafiğinizi oluşturabiliyor ve sizinle ilgili bilgileri paylaşabiliyorsunuz. İnternet sizin kişisel araştırma laboratuvarınız haline geldi. İş aramalarınızda kullanabileceğiniz birkaç sosyal ağ şunlar:
  • Linkedn
  • In TheDoor.com
  • BranchOut.com

2. Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality) ve İş Arama Uygulamalarını Kullanın
İş arayanlar artık kendilerine yakın işlere iPhone veya Android gibi mobil uygulamaları kullanarak bakmaya başladılar. LinkUp'ın kaydettiğine göre iş arayanların %20'si akıllı telefonlarını iş ararken kullanıyorlar. Arttırılmış gerçeklik; gördüğümüzü, duyduğumuzu, hissettiğimizi ve tattığımızı geliştirerek, gerçek olanla bilgisayar yoluyla olan arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Layar uygulamasını iPhone'unuzla indirip, menuden "JobAmp Mobile" ile yürürken bulunduğunuz konuma yakın işyerlerindeki açık pozisyonları görebilirsiniz. İş ararken kullanabileceğiniz en populer uygulamalar şunlar:
  • CareBliss (ücretsiz)
  • Good Job ($4.99)
  • Real-Time Jobs (ücretsiz)
  • BusyBee (ücretsiz)

3. Çevrim-içi (online)Etkinizi Yapılandırın
Onyıldan daha önce doğru teknik yetkinliklere (C++ programlama gibi) sahipseniz neredeyse işinizi garantiliyordunuz. Ekonomi değişerek daha rekabetçi hale gelince şirketler yeni becerilere dikkatlerini yöneltmeye başladılar. Davranışşal yetkinlikler (iletişim, organizasyon, liderlik gibi) bir adayı seçmek için daha önemli olmaya başladı. Şirketler artık, takım çalışması ve kültürel uyum gibi yetkinliklerle ilgilenmekteler. Günümüzde, sadece güçlü teknik ve davranışsal yetkinliklere ihtiyaç duymuyorsunuz, çevrim-içi etkinizi de geliştirmek durumundasınız. Bu, iki aday arasında karar vermekte ayırdedici faktör olarak rol almaya başladı.
Online etki kaç bağlantıya sahip olduğunuzla, bunların kimler olduğuyla (ne kadar etkili oldukları), içeriklerinizi kimlerin ve kaç kişinin paylaştığıyla ve websitenize backlink verdiğiğiyle ölçülüyor.
İşverenler arasında popüler olmaya başlayan Klout.com, online etkinizi ölçmek üzere size bir "Klout skoru" veriyor. İşverenler yüksek skora sahip olan adayları tercih ediyorlar çünkü geniş çevresi olan kişilerin daha verimli olduğunu anladılar.

4. Kağıt Özgeçmiş yerine Multimedya kullanın
OfficeTeam survey raporuna göre şirketlerin %36'sı özgeçmiş yerine sosyal profilleri ve iş network sitelerini kullanmayı düşünüyorlar. Birçok çalışan yaratıcı yollarla online olarak değerlerini arttırıyorlar, promosyonlarını yapıyorlar. Facebook sayfalarında rap videolarıyla "beni işe alın" diyenlere rastladım. Bu yaratıcı yollardan bazıları:
  • SlideShare.net
  • QR codes
  • Viral videos
  • Yaratıcı websiteleri

5. Kendinizi Reklama Dönüştürün
İnsanların dikkatini çekmenin bir başka yolu ise çalışmak istediğiniz belirli kişi ve kurumlara kendinizi tanıtmak. Kendinizi tanıtmanın yollarından en çok kullanılan dördü: Facebook sosyal reklamları, Google AdWords, blog reklamları, ve Linkedn Reklamları.
2010'da Alec Brownstein böyle yaparak kendini çalışmak istediği şirketlerdeki belirli yöneticileri hedefleyerek tanıttı. Kişiler kendilerini google yoluyla arayınca onun reklamını gördüler ve görüşmeye çağırdılar.

Dan Scawbel, Linkedn hissedarı


20 Haziran 2011 Pazartesi

Yaşamın bir anlamı var mı?

Yaşamın bir anlamı var mı?
Sen yaratırsan var.
Yaşamın anlamlı olup olmamasını belirleyen şey, kişinin içinde bulunduğu şartlar değil, bakış açısında gizli. Kişinin bakış açısının hangi yönde olduğunu tek bir soruya verdiği cevaba göre belirlemek mümkün: "Yaşam, yaşamaya değer mi değmez mi?". Bu, Albert Camus tarafından gerçekten ciddi olan tek sorun olarak tanımlanmış. Ancak bu soruyu ciddiye alan kişiler çoğunlukla uç noktalarda bulunuyorlar. Şöyle ki kişi ya ölümcül bir durumdaysa (çaresiz bir hastalık) ya da şartlarını değiştirebilecek durumda değilse (müebbet mahkumları) yaşamının geri kalan günlerini anlamlandırmak için bu soruyu kendine sorabiliyor. Nedense ölüme yakınlaştıkça yaşama verilen anlam artıyor gibi gözüküyor.

Victor Frankl'ın tanımlamasına göre insanlar yaşamı anlamlandırmalarıyla ilgili olarak iki boyutlu bir koordinat düzleminde konumlanıyorlar. Dikey boyut "homo patiens" (acı çeken kişiler) doyum ve umutsuzluk uçlarından oluşuyor. Bu boyutu 90 derece açıyla kesen yatay boyut ise "homo sapiens" olarak adlandırılıyor. Bu boyut ise başarı ve başarısızlık arasında uzanıyor.


Bir hayat amacınız var mı?